√ “BİR ÜLKEDE DEMOKRASİYİ HALK KORUR, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI KORUR, YARGI KORUR VE TBMM KORUR.”
√ “TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ’NİN, REJİMİ KORUMA GÖREVİ ASLİ GÖREVLERİNDEN SAYILAMAZ.”
√ “CHP’NİN YAPTIĞI BU TEKLİF, DARBEYİ, TSK’LERİNE ASLİ GÖREV OLARAK VERMEKTEDİR. BU TEKLİF MEVCUT DURUMDAN DAHA KÖTÜDÜR.”
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesiyle ilgili olarak, TBMM başkanlığına sunduğu kanun değişikliği teklifi, mevcut maddeden farklı değildir. CHP’nin değişiklik teklifi, TSK’ne bazı gerekçelere dayanarak, rejime müdahale yetkisi vermektedir.
Bu anlayış, CHP’nin askeri müdahalelere karşı olduğunu kanıtlamıyor. CHP’nin yeni teklifi, müdahaleyi haklı gösteren bazı unsurlar taşımaktadır. Kanunun mevcut şekli CHP’ninkinden daha iyidir.
Geçenlerde TBMM Başkanı’na gönderdiğim mektupta, TBMM’nin biran önce olağanüstü toplantıya çağrılmasını teklif ettim.
TBMM, olağanüstü toplanarak, demokrasinin üstünlüğüne verilen önemi açık bir biçimde kanıtlayacaktır.
Meclis ancak bu gibi hallerde olağanüstü toplantıya çağrılabilir ve böylece, ‘Türkiye Büyük Millet Meclis’i milletvekillerinin ve siyasi partilerimizin, demokrasiye olan bağlılığını ve demokrasinin üstünlüğünü kanıtlayacak bir gelişme olabilir.
Sonuç olarak CHP’nin, ‘TSK’nin İç Hizmet Kanunu’nda yaptığı değişiklik teklifi, yine TSK’ne askeri müdahale, rejime müdahale edebilecek bir yetki vermektedir. Bunu doğru bulmuyorum. Demokrasiyi halk korur, sivil toplum kuruluşları korur, yargı korur ve TBMM korur.
TSK, ülkemizin vazgeçemeyeceği önemli kurumlardan birisidir. Bazı meseleleri vesile ederek, Türk Silahlı Kuvvetleri kurumunu, yıpratma girişimlerini doğru bulmuyorum.
TSK’de yanlış işler yapanlar olabilir. Bunu dikkate alarak, kurumu doğrudan hedef almak yanlıştır.
Böyle bir düşünceyi vatanseverlikle bağdaştıramıyorum.” |