|
1965 yılı
içinde sendikanın Balıkesir, Antalya, Samsun, Eskişehir, Erzurum,
İstanbul merkez, Bursa, Konya, Gaziantep, Malatya, Elazığ
şubeleri faaliyete başladı.
Sendikanın
PSI'ya yaptığı üyelik başvurusu 1965 Aralık ayında kabul edildi.
Merkezi
İstanbul'da bulunan Türk Sağlık-İş Sendikası, 14 Şubat 1965'de
toplanan olağanüstü genel kurulda kendisini feshederek, Sağlık-İş
Sendikası'yla birleşme kararı aldı. 3-1 Ocak 1966'da yapılan
3. olağan genel kurulda söz alan Mustafa Başoğlu "Sosyal
Sigortalar Kurumu'na bağlı kimi işyerlerinde işveren vekillerinin
bağıtlanmış TİS'in uygulanmasına engel olduğunu" açıkladı.
Sendika
Başkanlar Kurulu'nun toptan istifa etmesi üzerine, 11 Eylül
1966'da toplanan olağanüstü genel kurulda verilen önergeyle
Mustafa Başoğlu'nun kurucular kurulu listesine alınmasına
karar verildi.Yapılan seçimlerde genel başkanlığa Mustafa
Başoğlu, genel uygulama dairesi başkanlığına Abdullah Uzunalioğlu,
basın yayın ve derleme dairesi başkanlığına Halil Hayta, sosyal
işler dairesi başkanlığına Necmi Gürsoy, eğitim ve teşkilatlanma
dairesi başkanlığına Çetin kaya seçildi. 1966 yılında Manisa,
Mardin şubesi faaliyete geçti. Uşak şubesi kapatıldı.
4 Şubat
1968'de toplanan 4. olağan genel kurulda sunulan çalışma
raporunda, Sağlık Bakanlığı bünyesinde "müteferrik müstahdem"
olarak çalıştırılan personelin İş Kanunu ve Devlet memurları
Kanunu kapsamı dışında tutulduğu, bu personelin iş güvencesinden
işverenin iki dudağı arasında olduğu, söz konusu personelin
hastalanması halinde en fazla iki ay ücretli izin alabildiği,
oysa diğer sigorta personelinin 24 aya kadar ücretli izin
hakkına sahip olduğu, sağlık hizmetlerinde çalışan personelin
büyük bölümünün oldukça düşük ücret aldığı belirtildi. Yapılan
seçimlerde genel başkanlığa Mustafa Başoğlu, yönetim kurulu
üyeliklerine Çetin Kaya, Hilmi Aydın,
Abdullah Uzunalioğlu, H.Hüseyin Koç, Hasan Turhan seçildi.
Bu genel
kurul sonrası, daha önce Sağlık-İş'e katılmış olan Türk Sağlık-İş
ile hukuki bir takım sorunlar yaşandı. Sendika genel sekreteriyken,
4. genel kurulda göreve seçilemeyen Halil Hayta, yeniden Türk
Sağlık-İş Sendikası'nı canlandırma çabalarına girişti. Sağlık-İş
Sendikası tarafından Çalışma Bakanlığı'na gönderilen bir yazıda,
Türk Sağlık-İş Sendikası'nın 1965 yılında aldığı bir kararla
Sağlık-İş'le birleştiği, bunun katılma kararını aşan birleşme
kararı niteliği taşıdığı, bu genel kurulda
birleşme yanında "iltihak" sözünün de bulunduğu,
sendikanın ayrı genel kurul toplamasının hukuk dışı olduğu
belirtildi ve konuyla ilgili dava açıldı. Halil Hayta ise,
Türk Sağlık-İş Sendikası'nın 21 Nisan 1968'de toplanan
genel kurulda Sağlık-İş'e katılma kararının geri alındığını,
anılan sendikanın bağımsız faaliyet göstermesinde hiçbir sakınca
bulunmadığını" iddia etti.
Mahkemece
8 Mayıs 1968'de verilen kararda, iki sendikanın 1965'de birleştiğinin
kanıtlandığı ve Türk Sağlık-İş'in "münfesih" duruma
düştüğü belirtildi. Sağlık-İş Sendikasınca Çalışma Bakanlığı'na
gönderilen 31 Mayıs 1968 tarihli yazıda, "mevcut mahkeme
kararına rağmen, İstanbul Bölge Çalışma Müdürlüğü'nün anılan
sendikanın faaliyetine devam ettiğini bildirdiği" bilgisi
verilerek durumun düzeltilmesi istendi.
|