|
7-8 Mart
1970'de toplanan olağan genel kurulda Halil Hayta, Mustafa
Erdoğan, Mustafa Tutuş hakkında verilen ihraç kararıyla ilgili
önerge oylanarak kabul edildi. yapılan seçimlerde Mustafa
Başoğlu yeniden genel başkanlığa seçilirken, başkanlar kurulu
Savaş Benli, Hilmi Aydın, Abdullah Uzunal ve İlimdar Boy'dan
oluştu.
Sendikanın
31 temmuz 1971 itibariyle Çalışma Bakanlığı'na bildirdiği
üye sayısı 17.134'tür.
9 Temmuz
1971'de Türk-İş Yönetim kuruluna sunulan "Onikiler Raporu"na
imza atan sendikalar arasında Sağlık-İş Sendikası da yer aldı.
Ancak, sendikaca Ocak 1972'de yayınlanan bir bildiriyle, "Dörtler"
ve "Onikiler" raporlarıyla Sağlık-İş'in hiçbir ilgisinin
bulunmadığı, bu toplantılara katılan üç yönetim kurulu üyesinin
kendi adlarına yaptıkları açıklamaların sendikaya mal edildiği
bildirildi. ileriki tarihte yapılan başka bir açıklamada,
Türk-İş'in partiler üstü politikasına tepki temelinde
gelişen hareketlerin partiler üstü politikayı yeterince anlayamadıkları
ileri sürülerek "partiler üstü politikanın terk edilmesini
isteyenler sendikaların tüzel kişiler olarak politika yapmasını"
istiyorlar yorumu yapıldı.
21-22 Nisan
1973'de toplanan 6. olağan genel kurulda, 12 Mart Askeri Darbesi
ve izleyen siyasal gelişmeler değerlendirilerek, "12
Mart'ta Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından verilen muhtıra,
..............vatanın karşı karşıya bulunduğu kızıl tehlikeyi
önlediği gibi, birliğimiz ve demokrasinin korunmasını
sağlamış ve birçok gerçeği açığa çıkarmıştır...
12 Mart öncesi olaylara, reformlar yapılmadığı gerekçesiyle
hak vermek isteyen görüşlere katılmıyoruz. Reformlar
kuşkusuz yapılmalıdır. Ama, ülkenin imkanlarının
kaldıramayacağı biçimde reform yapmak, giderilmek istenen
huzursuzluğa körük tutmak olur" denildi. Bu genel kurulda
başkan ve başkan vekili değişmedi.
Sağlık-İş
Sendikası, işçi-memur ayırımından en çok etkilenen sendikalardan
birisiydi. 6. genel kurula sunulan çalışma raporunda bu soruna
ilişkin, "işçi-memur ayırımının çözümlenmemesi yüzünden
bu dönemde de ölüm kalım mücadelesi yapmak zorunda kaldık.
kamu kesimindeki bütün idareler sendikamızı tanımamak, toplu
iş sözleşmesini uygulamamak ve üyelerimizden aidat kesmemek
suretiyle sendikamızın varlığını ortadan kaldırmaya çalışmışlardır...
Ayrıca belirmek gerekir ki, bir 13 yıldır zihniyet mücadelesi
yapmaktayız. Odacım da mı işçi olacak endişesiyle başlayan
direnme, giderek kamu sektöründe sürekli hizmet görerek çalışan
herkesin memur durumuna getirilmesine dönüşmüştür." yorumu
yapıldı.
17 Ekim
1973 tarih ve 1989 sayıyla Resmi Gazete'de yayınlanan İşkolları
Yönetmeliği değişikliklerinden Sağlık-İş Sendikası olumsuz
etkilendi. Bu değişiklikle, işkolunun kapsamındaki askeri
hastaneler 32 no'lu "Milli Savunma", içmece ve kaplıcalar
30 nolu "Konaklama ve Eğlence" işkoluna aktarıldı.
Ayrıca belediyeler ve demiryollarına ait hastanelerin hangi
işkolu kapsamına gireceği açıkça tanımlanmadı. Sendikanın
Bakanlığa gönderdiği bir yazıda, yapılan düzenlemenin iptal
edilmesi istendi.
1973 yılında
çıkartılan Kanun Hükmünde kararname ile kamuda çalışanlardan
kimlerin işçi, kimlerin memur olduğunun belirlenmesi yetkisi
Yüksek Hakem Kuruluna verildi.
Devamı
İçin Tıklayın... |